Bartın artık bir kent olmaktan çok uzak

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
bartinstar

Bartın’da kar yağdı, elektrik gitti, zaten verimsiz olan internet hepten çöktü, kısaca dünyayla ilişkimiz koptu. Modern yaşamın en önemli gereksinimleri elektrik ve internet olmayınca kent merkezi, çevre ilçe ve köyleriyle birlikte mağara çağına geri döndük. Karanlığa gömüldük, sokağa çıkamadık, kaloriferleri yakamadık, çocukları yaşlıları ısıtamadık, bakıma muhtaçların en temel ihtiyaçlarını karşılayamadık.

BEDAŞ’a göre “afet” yaşadık J Neyse ki Bartın’da yaşayan herkes afet nedir ne değildir gayet iyi bilir. Sel bir afettir, deprem bir afettir ancak kar yağışı -üstelik Ocak ayında- bir afet değildir. Tekrar ediyorum; bu yaşadığımız bir afet değildir.

Afetin tanımını yaptıktan sonra neden bu “afet” etiketine sığınılmaya çalışıldığına bakalım. AKP iktidarı döneminde kamusal hizmetler çılgınca özelleştirildi. Kamusal hizmetlerin hemen hepsi özel sektöre devredildi. Sağlık, eğitim, elektrik, telekomünikasyon daha nice kamu yararı gözetilmesi gereken hizmetler özel sektöre verildi.

Doğası itibariyle özel sektörün tek amacı kar etmektir, kamu yararını gözetmek gibi bir refleksi yoktur. Önceliği kar etmek olan özel işletmelerde fatura, tahsilat yani akçeli işler önceliktir. İhtiyaç duyulan alt yapı yatırımlarını gerçekleştirmek, gereken bakımları, güncellemeleri yapmak, hizmetleri modernize etmek, kamu hizmetinin kalitesini yükseltmek hiçbir zaman özel sektörün önceliği değildir.

bartinstar

Kamu yararını sadece ve ancak devlet gözetir, gözetmelidir. Kamusal hizmetlerin kalitesini ve devamlılığını, kamu yararını halkın eşit şekilde hizmetlerden faydalanmasını sağlamak devletin işidir. Bu nedenle devletin özelleştirdiği hizmetlerin devamlılığını ve kalitesini denetleme sorumluluğu vardır.

Bartın’da su son yaşadığımız durum; özel sektörün verdiği hizmetlerde sadece kar amacıyla hareket ettiğini, gider olarak görülen yatırımları yapmadığını ve bunun yanı sıra devlet mekanizmalarının da özelleştirilen kamu hizmetlerini denetlemediğini, gereken yaptırımları uygulamadığını gösterdi.

Amiyane tabirle, özelleştirilen hizmetlerde tavır ‘saldım çayıra mevlam kayıra’ olmuştur. Sonuçta mağdur olan Bartın’da 2021 senesinde mağara çağını yaşayan hemşerilerimiz oldu.

xxx

Bartın Vahşi Batı mı?

Bartın’ın ulaşım sorunsalı yıllardır gündemimizde… Ulaşımdaki fiyatlar, yetersiz hatlar, şehir içi ulaşımın işlevsizliği, yaya trafiği, park sorunu, Galla pazarı, meydanlar, köprüler bir sürü ulaşım sorunu var Bartın’ın… Ulaşım; yukarıda bahsettiğim gibi kamusal bir hizmettir. Yurttaşıyla ulaşım emekçileriyle bütünleşik bir çözüm üretmek, kentin ulaşımını ranta teslim etmemek kenti yönetenlerin sorumluluğundadır.

Kenti yönetenler halkın ve emekçilerin sorunlarını gözeten çözümler üretmedikçe, eşit ve şeffaf karar süreçleri işletmedikçe daha çok meydan muharebeleri görürüz. Uygar bir kent olabilmek için ulaşım sorunları çözülmeli, emekçilerini birbirine düşüren yaklaşımlardan vazgeçilmeli.  Yargı kararlarına rağmen yanlışta ısrar edilmemeli, şeffaf ve eşit bir dağılım yapılmalıdır. Geçenlerde Kemerköprü meydanında şahit olduğumuz vahşi batıda görülen türdeki meydan kavgası çok talihsizdir, tekrarlanmaması için derhal harekete geçilmelidir.

xxx

Bartın Kent Konseyi Kurulmalıdır!

Bartın’da devleti temsil eden mekanizmaların, özelleştirilen kamusal hizmetleri denetleme görevi olduğu gibi örneğin Bartın Belediyesi’nde ortaya çıkan trilyonluk yolsuzlukları, İl Özel İdaresinde gerçekleşen düzensizlikleri, çarpık ihale süreçleri de mercek altına alarak gerekeni yapma görevi vardır. Bartın’a dair tüm gelişmeleri Bartın halkıyla paylaşmak, açıklamalar yaparak gelişmelerde Bartın halkının katılımını sağlamak zorunluluğu vardır. Devlet ciddiyeti ve devleti temsil etme sorumluluğu bunu gerektirir.

Kenti yönetenlerin görevlerini yerine getirmekte yetersiz olduğunu son dönemdeki gelişmelerde gördük. Kar yağışı sonrası yaşananlarla ilgili ne tatmin edici bir açıklama yapıldı, ne de mağduriyetler giderildi. Kentte yaşanan bu fiyasko sonrasında kent halkından bir özür dileme zahmetinde bile bulunulmadı. Bartın’da ne günlerce elektrikler kesilmiş, ne belediyede trilyonluk yolsuzluklar olmuş gibi hayat normalmiş hiçbir fiyasko yaşanmamış gibi sürüyor. Oysa Kent Konseyimiz kurulmuş olsaydı; Bartın halkına hesap verilecek, şeffaf süreçler işletilecek, halkın temsilcileri mağduriyetlerini, taleplerini dile getirerek çözümün bir parçası olacaktı.

Bartın’ın sahibi Bartın halkıdır, sorunların çözüm sürecinde de Bartın halkı yer almalı, sesini duyurmalıdır. Bartın halkının bulunduğu, kenti yönetenlerin Bartın halkına hesap verdiği, gelişmelerin şeffaf bir şekilde ele alarak çözüldüğü ve Bartın halkının çözüm yollarının bir parçası olduğu bir kent konseyine her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

Ancak görüyoruz ki kenti yönetenler halkın gereksinimlerini, taleplerini göz ardı etmeye devam ediyor. Kent Konseyi gibi demokratik şeffaf bir yönetim merciinin kurulmasına için hiçbir adım atılmıyor. Kent konseyinin kurulmasına karşı gösterilen direnç, kenti yönetenlerin, Bartın halkından kaçırmak istediği bir şeyler olduğunu düşündürüyor.

Bartın bizimdir! 2021 yılında Bartın için, geleceğimiz için, kentimiz için mücadeleye devam.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Bartın artık bir kent olmaktan çok uzak
bartinstar

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir