h Dolar %
h Euro %
h Altın (Gr) 496,29 %-0,54%
h Çeyrek Altın 807,00 %1,24%
a İmsak Vakti 05:10
Bartın 17°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bartın, Karabük, Zonguldak, Kastamonu, Çaycuma, Devrek, Safranbolu ve Çevresinde İlk ve Tek Finans Kuruluşu ELF FİNANS.
Ayhan Tepe

Ayhan Tepe

16 Ocak 2021 Cumartesi

Sn. Vekilimiz haklı ancak keşke aşılar paralı olsaydı!

Sn. Vekilimiz haklı ancak keşke aşılar paralı olsaydı!
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Durun bir dakika! Hemen yargılamayın, önce bir okuyun…

Bedeli olmayan bir hizmetin maalesef (kamuoyu nezdinde) kıymeti de bilinmiyor.

Pandemi başlangıcından bu yana gerek testler, gerek tedaviler, gerekse hayalini kurduğumuz aşı olsun, erişebilmek için herhangi bir maddiyata ihtiyaç duyulmuyorsa bunun önemini ve anlamını da pek bilinmiyor maalesef.

Önemi ve anlamı kavranmayan bir hizmetin görsel ve yazılı basında yer almasını istemek veya kamuoyu nezdinde itibar görmesini beklemek de yersiz gibi..

Bartın Milletvekilimiz Sayın Yılmaz Tunç, bugün sosyal medya hesabı üzerinden; “ABD’de aşı 38 dolar, Avrupa’da 14 euro, Türkiye’de aşı ÜCRETSİZ!” diye bir paylaşım yaparak sağlıkta gelinen noktaya dikkat çekmeye çalıştı.

Haklı mıydı?

Pek tâbi ki haklıydı.

Bu paylaşımı gördüğümde herkes gibi ben de siyasi görüşümü bir tarafa bırakıp, bunun anlamını ve önemini anlamaya çalışarak, hem pozitif hem de negatif penceremden değerlendirme yapmak istedim.

Pozitif açıdan değerlendirme yaptığımızda, bunlar hayalini bile kuramadığımız gerçekler demek yeterlidir herhalde..

Aksini iddia eden olursa basit bir muayene için bile vermek zorunda kaldığımız rüşvetleri yazarım başka da bir şey yazmak gerekmez.

Negatif açıdan değerlendirme yapacak olursak, evet hayalini bile kuramadığımız gerçekler ama bir de madalyanın öbür yüzü var maalesef..

Yaşamları esaret altına alan bu pandemi nedeniyle işini/aşını kaybeden ve yeni kurulacak dünyada ne yapacağını bilemeyen, geleceğiyle ilgili hayal bile kuramayan kaderlerine terk edilmiş mağdur bir esnaf kitlemiz var.

Bunlara artık “evde kal” bile diyemiyoruz.
Çünkü bunlar zaten evden dışarı çıkamıyor..

Seslerini duyamıyoruz..
Çünkü internetleri kesik..

Verilecek olan destek paketine dahi müracaat etmeyen esnafımız var.
Çünkü hesapları blokeli..

Bu gerçekleri göz önünde bulundurduğumuzda ister istemez “bu aşı olsun keşke ücretli olsaydı” dememek elde değil.

Hem verilen hizmetin önemi anlaşılmış, hem de bu önem bir anlam kazanmış olurdu.

Aslında bizdeki sıkıntı da bu gibime geliyor.

Bizde hizmeti ücretli değil de, ücretsiz yapmak maalesef hizmeti itibarsızlaştırıyor.

Bunu fırsat bilen muhalefet de bu durumu çok iyi kullanıyor.

Halbuki biz de, ABD ve AB ülkeleri gibi hizmeti ücretli yapmış olsak, alınan ücreti de mağdura dağıtsak ellerine bu fırsatı vermemiş olacağız..

ABD ve AB ülkeleri gibi bizde her aşı olandan 150,00 ₺ ücret alsak, asgari ücretle çalışan işçilerimizi muaf tutsak, 50 milyon üzerinden hesap yaptığımızda yaklaşık 7 buçuk trilyon yapıyor..

Bu 7 buçuk trilyonu da pandemiden dolayı işyerlerini kapatmak zorunda kalan 300 bin esnafa dağıtmış olsak; kişi başına 25 bin ₺ düşüyor..

Halbuki bunu yapabilmiş olsak ne hizmeti itibarsızlaştırma fırsatı kalır ellerinde ne de mağdur edebiyatı yapma fırsatı..

Devamını Oku

Asgari ücret, 1 Ocak’tan itibaren 2.825,00 TL oldu

Asgari ücret, 1 Ocak’tan itibaren 2.825,00 TL oldu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

2.324,00 TL olan “asgari ücret” 1 Ocak’tan itibaren 2.825,00 TL oldu.

Her zamanki gibi yine birileri başlayacaktır yazılı ve görsel basında atıp tutmaya…

Eyvallah!

Ama eleştirinin olduğu yerde tâbi ki karşı cevap da olacaktır.

Bilmeyen, yaşamayan veya içinde olmayan lütfen atıp tutmasın.

Adı üzerinde “ASGARİ ÜCRET” yani EN AZ verebileceğiniz bir ücret.

Daha yüksek ücret vermek istiyorsanız buna hukuken hiç bir engel yok, verebiliyorsunuz.

İşçi çalıştırmayan, esnaf olmayan ya da asgari ücretle çalışmayan ne olur ahkam kesmesin!

Bir işçi çalıştığı işyerine emek veriyor, katması gereken değeri de katıyorsa işletme sahibinin buna kayıtsız kalması zaten mümkün değildir.

Bunu ilk önce kendi işyerinin veya işletmesinin devamlılığı için mecburdur.

Fakat işçi de işine istenilen önemi vermiyor ve çalıştığı işyerine katması gereken değeri de katmıyorsa bırakın asgari ücreti, ortada mevzu edilecek ücret de kalmaz zaten…

Yeni asgari ücretin öncelikle ülkemize, milletimize, işverenlerimize ve işçi kardeşlerimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyor, herkese başarılı çalışmalar diliyorum.

(Not: 4.500,00 TL maaşla pastacı ustası aranmaktadır. İlgilenenler lütfen özelden irtibata geçsin..)

Devamını Oku

Emeklilikle yaşı bekleyenlere gün doğdu

Emeklilikle yaşı bekleyenlere gün doğdu
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Ankara Kantinciler Odası Başkanı ve Türkiye Odalar Güçbirliği Platform sözcümüz Bayram Şahin tarafından, pandemi dolayısıyla ödenemeyen Bağkur prim borçlarının devlet tarafından karşılanması talep edilmiş, ancak olumlu sonuç alınamamıştı. Bunun üzerine Çalışma Bakanlığı/Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına başvuru yapılarak; Bağ-Kur prim borçlarının dondurulması talebi yinelenmişti.

Yine aynı konu SGK Yönetim Kurulu üyesi TESK Genel Başkanımız Bendevi Palandöken’e iletilerek SGK YK. toplantısında gündeme alınması talep edilmişti. Genel Başkanımızın girişimleriyle TBMM gündeminde olan torba yasa çalışmaları kapsamında Bağ-Kur prim borcu olan esnaflara 31 Ekim 2020 tarihine kadar olan prim borçlarını dondurma hakkı verilerek prim borçlarının silinmesine ilişkin önergeler, meclis plan bütçe komisyonunda görüşülmüştü.


Bayram Şahin

4 Kasım 2020 tarihinde AKO resmi internet sayfasından “BAĞ-KUR BORÇLARINI DONDURMA IŞIĞI” başlıklı paylaşımla duyuran AKO Başkanımız Bayram Şahin, 18 Kasım 2020 tarihinde de beklenen Af Kanunu’nun Resmi Gazetede yayımlandığının müjdesini verdi.

PEKİ BU DÜZENLEME İLE NE KAZANMIŞ OLDU ESNAF ÜYELERİMİZ?
BAĞ-KUR PRİM BORÇLARINI SİLDİRME (DONDURMA) HAKKI GELMİŞ OLDU.

Öncelikle pandemi dönemine ait veya daha önceki dönemlere ait BAĞ-KUR prim borcu olan esnaf üyelerimizin 31.10.2020 tarihine kadar olan prim borçlarını sildirme (dondurma) hakkı tanınmış oldu.

BAĞ-KUR prim borçlarını taksitlendirerek ödemek istemeyen üyelerimiz prim borçlarını (…İLERİDE ÖDEMELERİ HALİNDE SİGORTA GÜN HAKLARI SAKLI KALMAK KAYDIYLA…) SİLDİREREK durdurabileceklerdir.

EMEKLİLİK YAŞ SÜRESİ DOLDUĞU HALDE GÜN EKSİKLERİ BULUNAN ÜYELERİMİZE EMEKLİLİK YOLU GÖZÜKMÜŞ OLDU

Emeklilik yaşı dolduğu halde gün eksiklikleri bulunan esnaf üyelerimizin geçmişte sildirmiş oldukları Bağ-kur prim borçlarını veya ödeyemedikleri için kurum tarafından resen silinen borçlarını ödemeleri halinde EMEKLİ OLABİLME hakkı kazanmış olacaklar.

ODA AİDAT BORCU OLAN ÜYELERİMİZE TAKSİTLENDİRME VE GECİKME ZAMLARINI SİLDİRME HAKKI TANINMIŞ OLDU

Odalara aidat borcu olan üyelerimize kanunla borçlarını taksitlendirme hakkı tanınarak, borçlarını düzenli ödemeleri halinde gecikme zamlarından kurtulmuş olacaklar.

Aidat taksitlendirilmesine ilişkin TESK-Konfederasyonumuz tarafından yapılacak düzenleme sonrasında üyelerimize ayrıca duyuru yapılacak.

Zor günler geçiren esnaf ve sanatkarımız için yapılması gereken çalışmaları yaparak bu zorlu süreçte en azından bir talebimizin olumlu sonuçlanmasında önemli rol oynayan Ankara Kantinciler Odası Başkanımız Bayram Şahin’e ve TESK Genel Başkanımız Bendevi Palandöken’e, üyelerim ve şahsım adına teşekkür ediyor şükranlarımı sunuyorum.

Yayımlanan torba kanunu ile bir sorunun kısmen de olsa halledilmiş olması bizleri sevindirmekle beraber, akabinde mağduriyetleri devam esnaf ve sanatkarımızın yok olmaması adına daha önceki yazılarımda da dile getirdiğim gibi NAKTİ YARDIM talebimizin de yerine getirilmesini devletimizden beklemekteyiz.

Devamını Oku

Esnafı ayakta tutmak için bu önlemler zorunlu

Esnafı ayakta tutmak için bu önlemler zorunlu
4

BEĞENDİM

ABONE OL

Pandemi salgınının görüldüğü andan itibaren, Bilim Kurulu’nun önerileri doğrultusunda; salgının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme ve etkilerini azaltma maksadı ile alınan tedbirler doğrultusunda İçişleri Bakanlığı 81 il valiliğine genelge gönderdi. Buna göre; tiyatro, sinema, gösteri merkezi, konser salonu, çalgılı/müzikli lokanta/kafe, gazino, birahane, taverna, kahvehane, kıraathane, kafeterya, kır bahçesi, nargile salonu, nargile kafe, her türlü oyun salonları, her türlü kapalı çocuk oyun alanları, çay bahçesi, dernek lokalleri, lunapark, yüzme havuzu, hamam, sauna, kaplıca, masaj salonu, SPA ve spor merkezlerinin faaliyetleri 16 Mart itibariyle geçici olarak durdurulmuştu.

Mayıs ayı itibariyle virüsün yayılma ve bulaşma hızında görülen azalma, vaka artış sayılarındaki olumlu gelişmeler doğrultusunda kontrollü normalleşme sürecine geçilmiş, İçişleri Bakanlığı’nca yayımlanan genelge ile lokanta, restoran, kafe, pastane, kıraathane, kahvehane, çay bahçesi, dernek lokallerinin kısıtlamaları 1 Haziran  2020 tarihi itibariyle kısmen de olsa kaldırılmıştı.

Normalleşme süreci kapsamında birçok işletme bir bir açılırken, müzikhol tarzı işletmeler başta olmak üzere, kahvehane/kıraathane ve kantin işletmeleri normalleşememiş ve mağduriyetleri ise maalesef devam etmiştir.

Yaşamları esaret altına alan Koronavirüs salgını nedeniyle Sağlık Bakanlığı/Bilim Kurulu tavsiyeleri doğrultusunda bu işyerleri; 16 Mart 2020 tarihi itibariyle kapatılmış veya kapanmak zorunda kalmış, ülke ekonomisinin ve istihdamın önemli bir paydaşı olan bu işletmelerin işleticisi konumundaki esnaf üyelerimiz ise işsiz ve aşsız kalmışlardır.

Normalleşme süreci ve kontrollü sosyal hayat döneminde Koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında mücadelenin etkin yürütülebilmesi adına üyelerimize yapmış olduğumuz denetim ve bilgilendirme ziyaretlerinde bu üyelerimizin hane ekonomilerine ve geçim şartlarına ne kadar ağır darbe vurulduğuna da bizzat şahitlikte etmiş olduk.

Salgın nedeniyle binlerce esnafımız; ev ve işyeri kirası, elektrik, su, ısınma, vergi, işçi ücreti, Bağ-Kur, SGK primi ile firma borçlarını ödeyememişler, devletimizce sağlanan kredi desteği ile borçlarını borçla kapatmışlar ve mağdur vaziyette beklemeye bir nevi kaderlerine terk edilmişlerdir. Zira bu normalleşme sürecinde diğer esnaf ve sanatkarlarımız işyerlerini bir bir açarken yukarıda belirttiğimiz gibi müzikhol tarzı işletmeler, kahvehane ve kantin işletmecilerimiz ise çaresiz ve boynu bükük bırakılmışlardır.

1 Haziran itibariyle bir kısım esnafımız normalleşme sürecine girmiş, en azından bir kesimin tenceresi kaynamaya başladı derken, yeni kısıtlamalar ile internet kafeler ile halı saha işletmecilerimiz 1 Haziran öncesinde olduğu gibi tekrar boynu bükükler kervanına eklenmiş oldular.

Yaşamları esaret altına alan bu pandemi kabusun da tabi ki (az veya çok) herkes etkilenmiş ve bir şekilde zarar görmüştür. Ama birde ne yapacağını bilemeyen önünü göremeyen bir kesimin olduğunun da altını ayrıca çizmek gerekiyor.

Ekonomileri bozulan bu kesimin (esnafın) rahat nefes alabilmesi ve devlete olan borçlarını rahatça ödeyebilmesi için yapılandırma düzenlemesi yapılmış olması tabi ki olumludur. Ama hala daha normalleşememiş ve hala daha işyerlerini açamamış olan bu grubun daha ne zaman normalleşeceği de belli değil. İşyerlerini açamayan bu kesim, bu düzenlemeye göre nasıl başvuru yapacak ve nasıl taksitlerini ödeyecek inanın bil(e)miyorum. Ekonomik istikrar paketi kapsamında çektikleri kredileri nasıl ödeyecekler onu da bil(e)miyorum.

Bu gerçekler ışığında bu kesime geri ödemesiz nakdi yardım yapılması, çekilen kredilerin en az bir yıl süreyle faizsiz ertelenmesi, yaşamsal giderleri olan elektrik, doğalgaz, su vb. gibi ödemelerinin fatura edilse dahi pandemi sonuna kadar ertelenerek taksitler halinde tahsil edilmesi yönünde tedbir düzenlemesi yapılması şarttır, zorunluluktur.

Kimse bana; “Devlet bu yükün altından kalkamaz!’’ demesin. Devlet, bu yükün altından ilk önce kendisi için kalkmak zorunda ve sorumluluğundadır. Aksi takdirde ortada esnaf diye bir tanım kalmayacak.

Devamını Oku

Ünlü ilahiyatçı Nihat Hatipoğlu Bartın’da…

Ünlü ilahiyatçı Nihat Hatipoğlu Bartın’da…
6

BEĞENDİM

ABONE OL

Kimine göre din üzerinden aylık 600 bin TL para kazanan ve insanlara şükretmeyi öğütleyen biri…
Kimine göre de Allah’ı, Kur’an-ı, ve dinimizi sohbet şeklinde en iyi anlatan biri…
Netice itibariyle hepimiz gibi oda, Yüce Rab’bimizin yarattığı bir kul.

Ünlü ve yetenekli biri olduğu ve işini de çok iyi yaptığı, “meyve veren ağaç taşlanır” misali gösterilen tepkilerden belli zaten.

“Sevapkar mıdır, günahkar mıdır?” diye soracak olsak, “sana ne kardeşim?” demeden herkes kendi meşrebine göre bir sürü yorum yapar.

Kimi otelini, kimi program başına aldığı ücreti, kimi de ağlamasını diline dolar.
Ünlü ve yetenekli olmak veya işini iyi yapmak suç mudur?
Tanımadan, bilmeden insanları ve değerlerini yargılamak doğru mudur?
Bunu da siz değerli okurların takdirine bırakıyorum.

xxx

Ben de sizler gibi ekranlardan tanıdığım ünlü ilahiyatçı Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu‘nu dün akşam az da olsa tanıma fırsatı yakaladım.

Hem de Bartın’da…

Sorular sordum kendisine, cevabını bilmediğim soruları sorduğum gibi cevabını bildiğim soruları dahi sordum. Amacım tepkisini ve tavrını görmekti.

“Sakız orucu bozar mı?” diye sormadım tabi ki 🙂
Ama İstanbul Sözleşmesini sordum.

Sn. Cumhurbaşkanımızın, “dindar nesil yetiştireceğiz” söylemini nasıl değerlendirdiğini…

Hatta “Dindar nesil değil de ‘ahlaklı nesil yetiştireceğiz’ demiş olsaydı daha doğru olmaz mıydı?” diye bile sordum.

Verdiği cevaplar kesinlikle samimiydi. Konulara farklı bakıyorduk ve bazı detaylarda ayrışıyorduk ama o tamamen dini açıdan bakıyordu. Ben ise siyasi..

Hal böyle olunca ister istemez ayrışıyorduk.

Mesela İstanbul Sözleşmesini doğru bulmuyordu. Avrupa kültürü ile bizim kültürümüzün uyuşmayacağını, dolayısıyla yeniden revize edilmesi gerektiğini düşünüyordu.

Sn. Cumhurbaşkanımızın “dindar nesil yetiştireceğiz” sözünü doğru ve yerinde söylenmiş bir söz olarak görüyordu.

Dindar olmanın şartlarından biri de ahlaklı olmak diyordu.

Daha geniş kitlelere hitap etmesi ve daha doğrusu kapsaması açısından “ahlaklı nesil yetiştireceğiz” diyebileceğini söylüyordu. Ama Sn. Cumhurbaşkanımızın cesur söylemli bir lider olduğunu atlamamamız gerektiğini ve bazı gerçekleri dile getirirken “bundan oy kaybı yaşar mıyız” korkusunu da yaşamayan bir lider olduğunu açık yüreklilikle dile getirebiliyordu.

Sadece bunlar değil, daha bir sürü sorular sordum Nihat Hatipoğlu’na..

Mesela geçmişte Yılmaz Özdil, Bekir Coşkun ve Uğur Dündar gibi dünya görüşleri tamamen farklı yazarlarla aynı ortamda nasıl çalıştıklarını, çatışma yaşayıp/yaşamadıklarını…

Bu sorulara da gayet samimi ve açık yüreklilikle cevaplar verdi Sn. Hatipoğlu.

Verdiği cevaplar da dikkatimi çeken detay ise hukuklarına gösterdiği saygıydı. Yılmaz Özdil ile yaşadığı güzel bir anıyı da paylaştı bizimle..

Ama bende onun Sn. Özdil’in hukukuna gösterdiği saygıya saygısızlık etmeme adına (BartınStar Genel Yayın Yönetmeni’nin ısrar etmesine rağmen)  paylaş(a)mayacağım maalesef..

Belki bir gün kendileri paylaşır o aralarındaki güzel anıyı..

Dini konularda yeterli bilgiye sahip olmamam ya da farklı düşünceler ileri sürmem nedeniyle ayrışmamız rahatsız etmiyordu kendisini. Ve hatta kendi düşüncelerini kabul ettirme çabasına da girmiyordu. Farklı görüşlere açık, keskin ve kesin tavırlı değil, oldukça geniş bir bakış açısına sahip, mütevazı bir kişiliğe sahipti.

Yaptığı televizyon programlarından ve sosyal medyada oluşturulan algılar üzerinden tanıdığımız Nihat Hatipoğlu’nu, İl Başkanımız Turhan Kalaycı geçen 15 Mart’ta Bartın halkı ile buluşturmak istediğinde; “çok pahalı olmaz mı?” diye sormuştuk.

Bu soru karşısında gülmüştü İl Başkanımız ve ardından “Sizde mi inandınız bu yaratılan algılara?” diye de sormuştu..

Çok uzun zamandan beri tanışıyorlar ve çok iyi bir dostlukları vardı Nihat Hoca ile Turhan Başkan’ın.

Bu dostluk ve abi kardeş hukukları neticesiydi zaten bu ziyaret ve misafirliğin sebebi.

Hem bizlere, hem de Bartınlılar’a tanıtmak istiyordu Nihat Hatipoğlu’nu Turhan Başkan.

Hem Sn. Hatipoğlu’nu tanıtmak, hem de Bartınlılar’a güzel bir sohbet gecesi yaşatmak istiyordu.

Pandemi nedeniyle iptal edilmek zorunda kalınan bu program, inşallah yakın zamanda gerçekleşir ve sizler de tanımış olursunuz bu Gönül Adamı’nı..


Kısa süre önce Koronavirüs’e yakalanan Nihat Hatipoğlu, tedavisi sırasında kendisine “Bartın balı” gönderen AK Parti İl Başkanı Turhan Kalaycı’nın bu nazik jestine karşılık vermek için hafta sonu Bartın’daydı. Dirhem Kafe’de bir araya geldik, samimi sohbet sırasında zamanın nasıl geçtiğini ahlamadık. Turhan Kalaycı, Muhammet Cengiz Yalçın, Hasan Çiğdem ve Hüseyin Kalaycı da masadaydı.

 

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal