Kumluca’nın orman köylerinde bin 875 hektarlık alanda toprak kayıplarının önlenmesi, sel ve taşkın risklerinin azaltılması için 20 milyonluk proje yürütülüyor.
Zonguldak Orman Bölge Müdürü Halil Oflu, Üçsaray köyüne gelerek çalışmayı yerinde denetledi. Oflu, “Bizim sel sularına verecek bir avuç bile toprağımız yok” dedi, ekledi: Toprağı korumak, Yeşil Vatan’ı korumaktır.
BARTINSTAR/KUMLUCA
Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü tarafından Bartın’ın Kumluca beldesinde hayata geçirilen 20 milyon TL yatırım bedelli Üçsaray ve Özlüce Deresi Yukarı Havza Sel Kontrolü Uygulama Projesi son aşamaya geldi.
Bin 875 hektarlık alanda toprak kayıplarının önlenmesi, sel ve taşkın risklerinin azaltılması amacıyla yapılan projeyi yerinde incelemek için Kumluca’ya gelen Orman Bölge Müdürü Halil Oflu, buradan Zafer Köyü’ne geçti.
Türkiye’de kooperatifçiliğin öncü köyü Zafer’den Üçsaray ve Özlüce Deresi Yukarı Havza Sel Kontrolü Uygulama Projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışma bölgesine geçen heyette Bölge Müdür Yardımcısı Osman Araz, Ulus Orman İşletme Müdürü Müşerref Tuğba Ekiz Kader, Etüt Proje Başmühendisi Hasan Öztürk, İşletme Müdür Yardımcısı, işletme şefleri ve yüklenici firma yetkilileri yer aldı.

HAVZA KORUMA ALTINA ALINDI
İncelemelerde, tamamlanan ve devam eden imalatlar değerlendirilerek projenin havza üzerindeki etkileri ele alındı.
Zonguldak ve Karabük illerinde daha önce hayata geçirilen sel kontrolü projelerinin ardından çalışmaların Bartın’da da sürdürüldüğünü belirten Bölge Müdürü Halil Oflu, Üçsaray, Zafer, Öncüler ve Hisar köylerini kapsayan proje hakkında bilgi verdi.
Toplam 20 milyon TL yatırım bedeliyle uygulamaya konulan proje kapsamında, bin 875 hektarlık havzada;
– 24 adet harçlı ıslah sekisi,
– 1 adet gabion eşik,
– 6 adet ahşap eşik,
– 410 metre servis yolu
yapımı planlanarak sel kontrolüne yönelik mühendislik tedbirleri hayata geçirildi.
Havza içerisindeki yan derelerde inşa edilen bu yapılarla suyun akış hızının düşürülmesi, taşınan rüsubatın (kum, çakıl, taş ve toprak malzemesinin) azaltılması, dere yataklarının dengelenmesi ve taşkınların yıkıcı etkisinin sınırlandırılması amaçlanıyor.
SEL SULARINA VERECEK BİR AVUÇ BİLE TOPRAĞIMIZ YOK
Kumluca beldesinde geçmiş yıllarda yaşanan sel afetlerinin, havza bazlı koruyucu tedbirlerin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Bölge Müdürü Halil Oflu, çalışmaların yalnızca mühendislik yapılarından ibaret olmadığını, aynı zamanda toprağı, ormanı, tarım alanlarını ve yerleşim yerlerini korumaya yönelik önemli bir yatırım olduğunu ifade etti.

Halil Oflu, şunları söyledi: “Toprağını koruyamayan, ormanını; ormanını koruyamayan da vatanını koruyamaz. Bizim sel sularına verecek bir avuç bile toprağımız yok. Çünkü toprak yalnızca üzerinde yaşadığımız bir zemin değil; ormanlarımızın, üretimimizin, bereketimizin ve geleceğimizin teminatıdır. Toprağı korumak, Yeşil Vatan’ı korumaktır.”
SELİN ŞİDDETİNİ AZALTAN, GELECEĞİ KORUYAN YATIRIM
Proje sahasında yapılan teknik incelemelerde, havza içerisindeki bazı yan derelerde bitki örtüsünün yetersizliği ve dere yataklarında meydana gelen aşınmalar nedeniyle şiddetli yağışlarda yüzeysel akışın hızlandığı, taşınan malzemenin ana dere yataklarında birikerek sel ve taşkınların etkisini artırdığı değerlendirildi.
Özellikle eğimli arazilerde meydana gelen toprak kayıplarının ve heyelanlarla taşınan malzemenin yerleşim yerleri, tarım alanları, ulaşım yolları ve altyapı üzerinde ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekildi.
Yan derelerde tesis edilen enine yapılar sayesinde suyun enerjisinin kırılması, dere yataklarındaki aşınmanın sınırlandırılması ve ana derelere taşınan malzeme miktarının azaltılması hedefleniyor.

AFETTE MÜCADELEDE AFET YAŞANMADAN ÖNLEM ALINMALI
Sel kontrolü çalışmalarında temel yaklaşımın afet meydana geldikten sonra zararları gidermek değil, afet risklerini kaynağında azaltmak olduğunu vurgulayan Bölge Müdürü Oflu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim görevimiz yalnızca orman yetiştirmek değil, o ormanı ayakta tutan toprağı da korumaktır. Yukarı havzalarda aldığımız her tedbir, aşağı havzalardaki yerleşim yerlerinin, tarım alanlarının ve vatandaşlarımızın güvenliği için atılmış önemli bir adımdır. Bugün derelerde yaptığımız her bir ıslah yapısı, yarın yaşanabilecek afetlerin etkisini azaltmaya yönelik bir güvencedir. Afetlerle mücadelenin en etkili yolu, afet yaşanmadan gerekli tedbirleri almaktır.”

