Hükümetin SGK alacaklarına dair 72 aya varan taksitlendirme düzenlemesi, her kesimden tepkilere neden oluyor. İktidar kanadı konuyu “müjde” olarak duyursa da AK Partili kimliği ile bilinen Kahveciler Odası Başkanı Ayhan Tepe, düzenlemeye sert tepki gösterdi.
Ayhan Tepe, “Haksızlıklar karşısında sessizlik, zamanla kabullenmek anlamına geliyor. Önce denize at, sonra da can simidi uzatıp bunun da bedelini iste” sözleriyle esnafın sesi oldu.
BARTINSTAR/EKONOMİ
Hükümetin 5 Haziran 2026 tarihi itibari ile vadesi geldiği halde ödenmemiş ve 16 Haziran 2026 tarihi itibari ile ödenmemiş takibe dahil olan tüm borçlara ilişkin 72 ay taksit düzenlemesi, Resmi Gazete’de yayınlandı.
Düzenlemeye her kesimden tepkiler yükseliyor. En anlamlı tepkilerden biri, iktidar partisinin içinden geldi. Bartın Kahveciler Odası Başkanı Ayhan Tepe, “Vicdan da taksitlendirilir mi?” başlıklı bir yazıyla ilgi uyandırdı.
HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSMAK, KABULLENMEK OLUYOR
“Uzun zamandır susmayı tercih ettim. Ama görüyorum ki bu ülkede bazen susmak da mümkün olmuyor. Öyle gelişmeler yaşanıyor ki, vicdanı olanın sessiz kalması kendi vicdanına ağır geliyor. İnsan konuşmak istemese de konuşuyor, yazmak istemese de yazıyor. Çünkü bazı haksızlıklar karşısında sessizlik, zamanla kabullenmek anlamına geliyor” diye konuya giriş yapan Ayhan Tepe, esnafın sesi oldu.
Tepe, özetle şu görüşleri dile getirdi:
Yaşamların esaret altına alındığı pandemi dönemini unuttuk. Esnafın kendi iradesiyle değil, alınan kararlarla işyerini aylarca kapatmak zorunda bırakıldığını unuttuk.
Yaklaşık 18 ay boyunca çalışmasına izin verilmeyen, dükkanını açamayan, evine ekmek götüremeyen esnafı unuttuk.
O günlerde hepimize; “Sağlık her şeyden önemli, anlayış gösterin” denildi.
Esnaf da üzerine düşeni fazlasıyla yaptı.
Sabretti.
Borçlandı.
Kredi kullanmak zorunda kaldı.
Ve en sonunda birikimini de tüketmiş oldu.
Kimi dükkanını kapattı, kimi yılların emeğini kaybetti.
Bugün ise aynı esnafa dönüp;
“Borcunu neden ödemedin?” deniliyor ve arkasından;
“Gel, sana kolaylık sağlıyoruz. Borcunu %29 faizle taksitlendirelim. Ama önce borcunun bir kısmını peşin öde.” deniliyorsa.
İşte bunu “kolaylık” diye anlatmak mümkün değildir.
Çalışmasına izin verilmeyen bir esnafın, ödeyemediği borç nedeniyle bugün faiz ödemeye mahkûm edilmesi gerçekten bir destek midir?
Yoksa yaşadığı mağduriyetin üzerine yeni bir yük daha yüklemek midir?
Biraz tebessüm ettirecek ama aslında gerçeği anlatan bir söz vardır:
“Önce denize at, sonra da can simidi uzatıp bunun da bedelini iste..”
İşte bugün yaşanan tam da budur.
Esnaf ayrıcalık istemiyor.
Vergisini silin de demiyor.
Borcundan da kaçmıyor.
Sadece şunu söylüyor:
“Çalışamadığım günlerin faturasını bana faiz olarak yükleme!”
Adalet; sadece alacağı tahsil etmek değildir.
Adalet; o borcun hangi şartlarda doğduğunu da bilmektir.
Keşke hazırlanan düzenlemeler sadece tahsilatı değil, vicdanı da gözetebilseydi.
İşte o zaman adına gerçekten “yapılandırma” derdik.
Aksi halde bunun adı kolaylık değildir.
Bozuk bir düzen içinde yeni bir bozuk düzen kurmaktır.
Ve unutulmamalıdır ki;
Esnaf borçlanarak değil, çalışarak kazanmak ister.
Esnaf faizle değil, alın teriyle ayakta kalmak ister.
Çünkü bir ülkenin gerçek hazinesi; kasasındaki para değil, sabah dükkanının kepengini umutla açan esnafın yüreğidir.
O umut kırılırsa sadece bir esnaf kaybetmez.
Önce çarşı susar.
Sonra şehir susar.
Ardından ekonomi..
Ve en sonunda, en tehlikelisi olur.
Vicdan susar.
