Küme düşme hattında Bartınspor’un rakibi kıvamındaki Sinopspor da Atatürk Şehir Stadı’ndan 3 puanı aldı gitti. Takım ligin son sırasına biraz daha yerleşti.
BARTINSTAR/SPOR
Atatürk Şehir Stadı’ndaki karşılaşma, ilk düdükle başladı, her hafta olduğu gibi sıfır puanla sona erdi.
Sakatlıkları nedeniyle tribünde oturan Zeki ve Furkan oynasa kazanabilir miydik?
En hareketli oyuncumuz 11 numaralı formasıyla Hüseyin Yeşilsu idi.
İki denk takım mücadelesi şeklindeki oyun, 88’de yediğimiz uyduruk bir golle 0-1 sona erdi.
Sahada ter döken genç çocuklara kötülük yapmak istemeyiz ama…
Gollük pozisyon göremedik.
Çok güzel poker oynamak yetmez, kazanamazsanız iflas edersiniz.
Maç sonu yine tribünlerden yönetim istifa sesleri yükseldi.
Proje takım söyleminin neresindeyiz…
Ve kimsenin inanmadığı bir projenin başarı şansı var mıdır?
“Kimse sahip çıkmadı, biz geldik. Son dört sene de on milyonlar harcandı da ne oldu” savunmasının tedavül süresi ne kadardır mesela.
Bize göre günün sorusu: Belli maliyetlere katlanarak yarışın içinde, şehir sosyal yaşamına ve birlikteliğine katkı yapan sürekli bir takım mı?
Yoksa gelecek adına kimsenin temellendiremediği bir projeyle her hafta yenilgilerle dip yapan bir takım mı?
Olmayan bir güç yönetilebilir mi; ya güç sahipleri nerede?
Soru sormaktan nefret ediyoruz. Çünkü görevimiz cevap bulmak.
Bartınspor’u şehirle barıştırmanın bir yolunu bulmalıyız.
Yoksa eğer o yol, açmalıyız.
Onca emeklerine karşılık sahip çıkamadığımız değerleri kazanmakla başlamalıyız belki de…
Tutarlı, şeffaf, denetlenebilen, ölçülebilen, katılımcı, gücü yönetenlerin paydaş olduğu, taraftar ve basının ötekileştirilmek bir yana yönetim süreçlerine dahil edildiği…
Levent Yüksel’in şarkısı gibi; aşk mümkün müdür hala…
Aç sesi aç…
*bartınstar
