Adalet Bakan Yılmaz Tunç, Ulus’un ilçe oluşunun 81’inci yıldönümü ve Doğa Festivali’ne katıldı. Ulus’a yapılan hizmetleri anlatırken Ulus merkezdeki binaların düzensiz görünümünü işaret etti.
“Daha yapacak çok işimiz var. Şimdi otururken gördük, şu etrafımızdaki binalar. Tüm binaların dış cepheleri kaplanabilir. Şimdi bunu en kısa sürede hayata geçirmemiz lazım” dedi.
Bakan Tunç, Bartın’a ve Ulus’a yaptıkları hizmetleri tek tek anlatırken “Ulus, Bartın göç veren iller arasındaydı. 160 bine gerilemişti. Şimdi göç alan iller arasında. 207 bini geçti” ifadelerini kullandı.
BARTINSTAR/ULUS
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, hafta sonunu memleketi Bartın’a ayırdı. Kumluca’da toplu açılış, Amasra’da doğalgaz verme törenine katılan Bakan Tunç, dün de baba ocağı Ulus’ta etkinliklere katıldı.
Ulus’un ilçe oluşunun 81. kuruluş yıl dönümünü ve Doğa Festivali’ne katılan Bakan Tunç, hem ulusal hem de yerel hizmetlere ilişkin açıklamalar yaptı. Yoğun bakanlık mesaisine rağmen Bartın’a ilişkin her detaya hakim olduğunu kanıtlayan Yılmaz Tunç, “Daha yapacak çok işimiz var” mesajı verdi.
ULUS, KUMLUCA VE ABDİPAŞA’DA AYNI SORUN: DERME ÇATMA BİNA GÖRÜNTÜSÜ
Ulus’ta yaptığı konuşmada 16 yıllık milletvekilliği ve bakanlığı döneminde yapılan hizmetleri anlatan Adalet Bakanı, “Organize sanayi bölgesi fabrikalarla doldu. Yetmedi, yeniden kamulaştırma yaparak OSB’yi genişletiyoruz. Bartın bir eğitim şehri, üniversitesiyle, fakülteleriyle. Turizm potansiyeli ile bir turizm şehri. Liman yaptık, şimdi yabancı turistler de geliyor. Bartın’ı her yönüyle geliştirdik, kalkındırdık. Bartın göç veren iller arasındaydı. Nüfusu 160 binlere kadar gerilemişti. Şimdi göç alan iller arasına girdi. Nüfus 207 bini geçti. Tüm bu potansiyeli daha da geliştirmemiz gerekiyor. Daha yapacak çok işimiz var. Şimdi orada otururken gördük. Şu etrafımızdaki binalar. Dış cepheleri kaplanabilir. Şimdi bunu en kısa sürede hayata geçirmemiş lazım” dedi.
Etkinlik kapsamında liselere geçiş ve üniversite sınavlarında derece yapan Uluslu öğrencilere hediyeler takdim edildi. Bakan Tunç, LGS’de Türkiye birincisi olan, üniversite sınavında da başarılı derece alan öğrencilere bilgisayar hediye etti.

BAKAN’A ANLAMLI ARMAĞAN: “ÇOK DUYGULANDIM”
Karabük Bartınlılar Derneği Başkanı Yüksel Korkut, Bakan Tunç’a sürpriz bir hediye sundu. Lise yıllarına ait bir fotoğrafı hediye etti. Yılmaz Tunç, kendisini gençlik yıllarına götüren fotoğrafı alınca şunları anlattı: “İlkokulu köyde okudum, tabi ortaokul için babam ‘köyden Ulus’a gidip gelmen zor olacak. Devlet parasız yatılı sınavlarını kazanman lazım’ deyince babamın yüzünü kara çıkartmamak için oturup çalıştık. Kastamonu Göl Öğretmen Lisesi’ni kazandım. Valizimiz boyumuzdan yüksekti. Bizi teslim ettiler Kastamonu’ya. Bu resim büyük sürpriz oldu. Orada ortaokul ve lise olmak üzere 6 yıl okudum. Son sınıfta kompozisyonda Kastamonu il birincisi olmuştum. Anons yaptılar, ‘birinci’ diye. Bayrak töreni, resimde de belli. Okul müdürü kompozisyonu okuman lazım dedi, okuduk. Bu resmi bulmuşlar, nereden buldularsa. Bu çok anlamlı hatıra, gerçekten çok duygulandım.”
Xxx
Ulus Doğa Festivali, yoğun katılım ve renkli etkinliklere sahne oldu. İlçe ve merkezi ve köylerden çok sayıda vatandaşın katıldığı festivalde tanınmış şarkıcı Orhan Hakalmaz sahne aldı. Etkinliğe katılanlar, serin yaz akşamında şarkılara eşlik ederek keyifli saatler geçirdi.

xxx
İSRAİL SOYKIRIMINA ÖFTE:
O GÜN MUTLAKA GELECEK, BU DÜNYADA HESAP VERECEKLER
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ulus Belediyesi tarafından düzenlenen Ulus Doğa Festivali’ne katıldı. İlçedeki kent meydanında düzenlenen festivalde konuşma yapan Bakan Tunç, Filistin konusuna değindi.
Bakan Tunç, konuşmasında, “Filistin’de Gazze’de zulüm yaşanmaya devam ediyor, soykırım suçu işlenmeye devam ediyor. Terör devleti İsrail bunu bir asırdan bu yana yapıyor. Filistinlileri yıllarca yerinden yurdundan ederek, çocuk demeden, kadın demeden katliama, soykırıma ve insanlık suçuna imza atan bir terör devleti var. Birleşmiş Milletler’in hiçbir kararına bugüne kadar uymayan, uluslararası kuruluşların, Uluslararası Adalet Divanı’nın, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kararlarına uymayan bir terör devleti var. Yüzyıldan bu yana sayısız Birleşmiş Milletler kararını yok sayan, sürekli işgal politikaları ile oradaki masumları yerinden yurdundan eden terör devleti İsrail, 2023 8 Ekim’den bu yana soykırım suçu işliyor. Bunu Uluslararası Adalet Divanı tescilledi. Uluslararası Adalet Divanı’nda Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi’nin ihlali nedeniyle açılan ve Türkiye’nin de katıldığı o davada İsrail hakkında kararlar verildi. ‘Soykırım yapmayı durdur, insani yardımlara izin ver’ şeklindeki tedbir kararları alınmasına rağmen bu kararlar maalesef uygulanamadı. Bu kararları kim uygulayacak? Uluslararası kuruluşlar uygulayacak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi uygulayacak. Ama maalesef Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 5 üyeden ibaret; birisi hayır dediği zaman o geçersiz sayılıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi önüne gelen insani yardım önergeleri reddedildi, ateşkes önerileri Amerika Birleşik Devletleri’nin vetosu ile reddedildi. Maalesef uluslararası kuruluşlar etkisiz, uluslararası mahkemeler etkisiz. Sözleşmeler ortada, devletler bu sözleşmelere uymak için taahhütte bulunuyor ama o sözleşmelere uyan yok. İşte Sayın Cumhurbaşkanımız uzun yıllardan bu yana ‘Dünya sistemi adaletsiz, uluslararası kuruluşlar insanlığın sorunlarına cevap veremiyor’ derken hep bugünlere işaret ediyor. Maalesef dünya, 5 daimi üyenin bir vetosuyla kana bulanabiliyor. İşte Filistin’de Gazze’de gerçekleştirilenler, son işgal planının İsrail terör meclisinde de onaylanması. Tüm bunlar bugün için belki uluslararası kuruluşların etkisizliği nedeniyle yaptırımsız kalıyor görünebilir ama öyle bir gün gelecek ki o soykırımı yapanlar, çocukları katledenler, kadınları öldürenler insanlık huzurunda hesap verecekler. O gün mutlaka gelecek; bu dünyada da hesap verecekler, öbür dünyada da zaten ilahi adaletten hiçbir zaman kaçamayacaklar. Nasıl Bosna kasapları, Bosna soykırımcıları yıllar sonra kurulan uluslararası mahkemede hesap verip hapse atılmışlarsa bu soykırımcı katillerin de sonu o olacak. Türkiye olarak her zaman adaletin, hakkaniyetin yanında olmaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde mazlumu savunmaya, hakkı hukuku savunmaya devam edeceğiz” diyerek konuştu.
Konuşmaların ardından Ulus Belediye Başkanı Hasan Hüseyin Uzun, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a teşekkür plaketi verdi. (DHA)

xxx
ULUS’TA BARTIN BASINI İLE SOHBET:
AİLE ARABULUCUĞUNUN ÇOK FAYDALI OLACAĞINA İNANIYORUZ
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketi Bartın’ın Ulus ilçesi Ulukaya köyünde dün gazetecilerle bir araya geldi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Tunç, boşanma davalarıyla ilgili herhangi bir çalışmanın yapılıp yapılmadığına ilişkin soruya, “Boşanma davaları ile maddi tazminat, nafaka ve mal rejimini ayırmak gerekiyor. Boşanmayı bir an önce kesinleştirip, diğer davaları devam ettirmek lazım. İkisi beraber sürdüğünde bu çekişme davaları uzatıyor. 10 yıl süren bir boşanma davası, tarafların kendilerine yeni bir hayat kurma imkanını ortadan kaldırıyor. Dolayısıyla bu konuya çalıştık. Hakimler ve savcılar, kurulumuzla beraber Aile Mahkemesi hakimlerimizi topladık. İstinafta Aile Mahkemeleri davalarına bakan hakimlerimizle ve yine Yargıtayımızın 2’nci Hukuk Dairesi başkan ve üyeleriyle bir araya geldik. Sorunu tartıştık. Yine ziyaretlerimizde, hakimlerimizle ve barolarda da avukatlarımızla bir araya geldiğimizde bu konuları konuştuk. Burada özellikle vatandaşlarımızın boşanma davalarında yaşadığı sorunları ortadan kaldırmak istiyoruz” cevabını verdi.
‘AİLE ARA BULUCULUĞUNU ÜLKEMİZE KAZANDIRMAK İSTİYORUZ’
Aile ara buluculuğunun faydaları olacağını belirten Tunç, “Burada ara buluculuğu da tartıştık. Boşanma davası öncesi bir ara bulucuya gidilmesi önemli. Bu, Avrupa ülkelerinin çoğunda var. Bu bizde de olabilir. Bununla ilgili sempozyumlar yaptık. Kısacası aile ara buluculuğunu ülkemize kazandırmak istiyoruz. Boşanma davası öncesinde tarafların belki küçük bir tartışmadan kaynaklanarak büyüyen, aslında aralarında geçimsizlik yokken sadece bir kızgınlık nedeniyle bir avukata yazdırdığı o dilekçede ağır ithamlar söz konusu oluyor. O ağır ithamlarla karşılaşan karşı taraf, kadın ya da erkek o dilekçeyi aldıktan sonra bir daha o evliliğin düzelmesi mümkün olmuyor. Çünkü karşı taraf da daha ağır cevap veriyor. Sonra bu şekilde dilekçelerle ilk duruşmaya kadar taraflar birbirlerine düşman oluyor. Duruşmaya geldiklerinde de ailenin bütün mahremiyeti herkesin önüne dökülmüş oluyor. Çocuklar örseleniyor, nafaka, velayet tartışmaları. O nedenle bu konuyu kökten çözecek, akademisyenlerimizin görüşleri bu anlamda önemliydi. Dünya uygulamalarına da baktık, burada aile ara buluculuğunun çok faydalı olacağına inanıyoruz. Özellikle de ara buluculukla boşanma konusunda da anlaşabilirler ve mahkeme onayı da kısa sürede sonuçlanır. Boşanma konusunda anlaşma olmazsa mahkemeye gidilir ve o sürece daha sakin, daha olgun şekilde başlamış olurlar. O nedenle bu çok önemli bir husus. Dolayısıyla Aile Yılı’nda aile hukuku ile ilgili önemli bir yargı paketini öncelikle görüşlere açacağız, sonrasında da milletvekillerimizin takdirlerine arz edeceğiz. Tabii ki takdir onların olacak” diye konuştu. (DHA)
