Kamu savurganlığı, “devletin malı deniz” yaklaşımları, Türkiye’nin kronik sorunlarının başında geliyor. Geri dönüşüm, sıfır israf, sıfır atık gibi projeler, son yıllarda önemini daha çok artırdı.
- Bu projelere önemli katkı, Bartın Üniversitesi’nden geldi. BARÜ İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Said Ceyhan, geliştirdiği Bütçe İzleme ve Akıllı Lojistik Yönetim Sistemi (BİS-ALYS) ile kamuda adeta bir zihniyet devrimine imza attı.
Üşenmedik, yola düştük. Ulusal ve uluslararası pek çok prestijli kurumdan ödülleri toplayan yerli ve milli sistemi geliştiren Said Hoca’ya hem projesini hem de Bartın’ın iktisadi geleceğini sorduk.
- Baktık, öğrencisine anlatır gibi akademik dil kullanıyor, “Hocam etme! Halk diliyle bunu nasıl anlamalıyız” diye de üsteledik. Hocamız naif, kırmadı bizi. Şöyle dedi:
“Kamudaki gereksiz harcama musluklarını tamamen bir vanayla kapatıyoruz. Yani vatandaşın vergisi, yine hizmet olarak geri dönüyor.” Gerçekten en önemli sorunlarımızdan biri bu değil mi?
Bartın’ın keşfedilmemiş hazinelerinden genç akademisyenlere tavsiyelerine kadar pek çok konuya değindik.
- Said Hoca ile “Kamu kaynaklarını koruma ahlakı, bir milli güvenlik meselesidir” fikrinde birleştik. Bartın’ın keşfedilmemiş hazineleriyle devam ettik. Ortaya biraz ciddi, biraz bilimsel biraz da keyifli bir söyleşi çıktı. Buyrun…
BARTINSTAR/AKADEMİ
RÖP: TURHAN ÖZTÜRK
Türkiye’de kamu maliyesi denildiğinde akla ilk gelen kronik sorunlardan biri şüphesiz bütçe açıkları ve kamusal israftır. Bu makroekonomik düğümü çözmek adına akademik birikimini teknolojiyle harmanlayan Bartın Üniversitesi (BARÜ) İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Said Ceyhan, geliştirdiği Bütçe İzleme ve Akıllı Lojistik Yönetim Sistemi (BİS-ALYS) ile kamuda adeta bir zihniyet devrimine imza attı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan KalDer’e kadar pek çok prestijli kurumdan ödüllerle dönen bu yerli ve milli sistem, kamu kaynaklarının nasıl otonom, adil ve şeffaf yönetilebileceğini tüm Türkiye’ye kanıtladı.
45 yılı aşan kamu maliyesi tecrübesiyle, teoriyi pratiğe döken ve projesini Türk Patent Kurumu’na taşıyan Prof. Dr. Said Ceylan ile kamu savurganlığını, Friedman’ın ünlü Harcama Matrisi’ni, İbn Haldun’un bütçe felsefesini ve BARÜ çatısı altında genç akademisyenlere abilik misyonunu konuştuk.
48 YILLIK BİRİKİMLE TEŞHİS, TEDAVİ VE BİR KAMU MALİYECİSİNİN VİCDAN MUHASEBESİ
- BartınStar: Hocam, sizi Türkiye’nin dijital dönüşüm seferberliğinde böylesine devrimsel bir sistem olan BİS-ALYS’yi hazırlamaya yönelten temel neden neydi?
Prof. Dr. Said CEYHAN: Değerli dostum, bu projenin arkasında aslında 45 yılı aşan bir kamu maliyesi tecrübesi ve derin bir vicdan muhasebesi yatıyor. Kamu kurumlarında yıllardır gözlemlediğim en büyük eksiklik; malzeme taleplerinin ve tedarik süreçlerinin büyük ölçüde temelsiz, manuel, plansız, oto-kontrolsüz ve merkeziyetçi bir yapıyla yürütülmesidir. Halen devletimizin kullandığı Bütçe ve Kamu Hesapları Bilgi Sistemi (KBS), varlıkları sadece kayıt altına alıyor. Ancak bu sistem; kaynak-ihtiyaç dengesini kurma ve kamu bütçesi ile rasyonel olarak ilişkilendirme, maliyet ve fayda analizi yapma, kaynakları etkin, verimli, ekonomik ve yerinde kullanma, atıl varlıkları tespit edip ekonomiye kazandırma veya mükerrer harcamaları anlık olarak izleme noktasında maalesef yetersiz kalıyor.
BİRÇOK KURUMDA AMBALAJI DAHİ AÇILMAMIŞ CİHAZLAR VAR
Birçok kurum ve birimde ambalajı dahi açılmamış cihazlar ortak alanlarda, depolarda, hatta kişi üzerinde çürürken, kurum ve bağlı birimlerin bütçeden aynı mal, malzeme ve cihaz için ödenek talep ettiğini görmek bir iktisatçı ve bütçe uzmanı olarak beni derinden yaralıyordu. Bu yapısal sorun ülkelerin kronik kamu bütçe açıklarının, kamu borçlarının, faiz kıskacı ve çıkmazının devasa makro ekonomik göstergelerindeki bozulmasının, yani enflasyonun, geri kalmışlığın, işsizliğin, ödemeler dengesi açıklarının vb. temel nedenini oluşturmaktadır. İşte bu sorunu çözecek olan bütçe biliminin öngördüğü rasyonel ilkeleri hayata geçirmek, irrasyonel bütçelemeleri devre dışı bırakarak halkın o kutsal “Bütçe Hakkı”nı korumak adına bu yola çıktık.
Gerek Silahlı kuvvetlerdeki disiplinli ve sistemli bürokratik ve akademik iş hayatımda ve gerekse üniversitelerdeki akademik ve üst düzey idari görevlerimde hep ilkeli ve doğru iş ve projeler çıkartmaya çalıştım. Çok yoruldum ancak ülkemin ve milletimizin çıkar ve faydası için bu çalışmalarda asla yılmadım. Bu yaşımda dahi yaş haddinden dolayı emekli olmam gerekirken daha çok çalışmam gerektiği duygusuna kapılmış olarak gece gündüz çalışmaya devam ediyorum inanın. Üniversitede öğrencilerimden en üst yöneticilerime kadar herkesin bunun tanığı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
ÜNİVERSİTEMİZE ÖDÜLLER KAZANDIRDIK
2018 yılında atandığım, Bartın Üniversitesi’nde adeta kadük olan Genel Sekreterlik birimini altı yıl boyunca bir taraftan inşa ve effektif hale getirirken diğer yandan hiçbir üniversite ve kamu kurumunda bulunmayan etkili yönetim projelerinde yürütücülük yaptım. Orijinal projeleri geliştirip uygulayarak üniversitemize değer katmak nasip olduğu için kendimi bahtiyar addediyorum. Bu projeler ile üniversitemiz adına katıldığımız yarışma ve değerlendirmelerde birçok dereceler ve ödüller aldık. Bunların belli başlıları BİS-ALYS, Enerji Verimliliği Projeleri, Sıfır Atık Projesi, BARÜ-YEVDES Projelerini sayabilirim.
KAMU ZARAR ETTİĞİNDE BUNUN FATURASINI HALK ÖDÜYOR
Bu projelerin tümü kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması açısından son derece önemli ve gerekli projelerdir. Çünkü kamu sektörünün gerçek kişiliği bulunmayıp tüzel kişi ve kuruluşlardan oluşmaktadır. Dolayısıyla kamu sektörü açık verip zarar ettiğinde, bunun faturasını gerçek kişi, tüccar veya esnaf gibi bu zarara sebep olanlar değil halkın tamamı ödemektedir. Kamu görevlisi çalışsa da çalışmasa da verimli veya verimsiz çalışsa da yanlış iş işlem ve kararlarının nihai yüklenicisi genellikle halk yani vatandaş olmaktadır.

BU TÜM ÜLKELERİN SORUNU, MESLEK HAYATIM BOYUNCA…
Yürütücülüğünü yaptığım ve buluşçusu olduğum BİS-ALYS projesi kamu envanterindeki her bir kurşun kalemin, makine, cihaz, bilgisayar veya sarf malzemesinin tamamının sanal bir tek depoda konsolide edilerek otonom şekilde yönetilmesi ihtiyacından doğmuştur. Çünkü her gün kamuda satın alınan ve kullanılan milyonlarca mal ve varlığın ekonomik ve teknik ömrü boyunca etkin ve yerinde kullanılmasının takip kontrolünün manüel bir sitemde imkansız olduğu aşikardır. Bu gerçek, tüm ülkelerin de başlı başına bir sorununu teşkil ettiğinden meslek hayatım boyunca bu sorunu kökten çözecek sistem arayışım beni bu projeyi geliştirme noktasına getirdi.
- BartınStar: Türkiye’nin en büyük yapısal problemlerinden biri olan “kamu savurganlığı” hakkında bir iktisat profesörü olarak görüşleriniz nelerdir?
Prof. Dr. Said CEYHAN: Kamu harcamaları yönetimi rasyonel ve şeffaf bir zemine oturtulmadığında, maalesef hazine adeta bir “dipsiz kuyuya” ya da “kevgire” dönüşüyor.
Dünya Bilim tarihinde büyük saygınlığı olan ve hala dünyada görüşlerine her alanda atıflar yapılan bilge düşünürümüz İbn Haldun, asırlar önce Mukaddime adlı eserinde devletlerin çöküş ve gerileme dönemlerini kamu harcamalarındaki lüks, gösteriş ve savurganlığın artışına bağlamıştır. Vergi yükünün artması üreticiyi küstürür, bütçe açıkları ise iç-dış borçlanma sarmalıyla makroekonomik istikrarı bozar. Ünlü Nobel Ödülü sahibi iktisatçı Artur Laffer çağımızda İbni Haldun’un görüşlerinden yararlanarak İktisat literatürüne Laffer Eğrisi teorisini katmıştır.
KAMU HARCAMALARINDA “DEVLETİN MALI DENİZ” YANILGISI
Diğer taraftan kamu sektörü israf ve dengesizliğinin teorik karşılığını Nobel ödüllü Milton Friedman’ın ünlü Harcama Matrisi çok net açıklıyor. Friedman der ki; eğer bir insan kendi parasını kendisi için harcıyorsa en kaliteli malı en az ve en düşük fiyattan alır ve maliyetini minimize eder, ancak başkasının parasını kendisi için harcarsa en çok ve en kaliteli malı en yüksek fiyattan satın alır, maliyetini maksimize eder, şayet başkasının malını başkası için harcıyorsa, orada ne fiyata dikkat eder ne de kaliteye. İşte kamusal harcamaların çok büyük bir kısmı maalesef bu psikolojiyle yapılıyor. Paranın gerçek bir sahibi olmadığı duygusu (“devletin malı deniz” yanılgısı), kontrolsüz ve mükerrer alımları tetikliyor (istisnaları tenzih etmek benim için vicdani bir görevdir).
KAMUDA TASARRUF GENELGE YAYINLAYARAK OLMAZ
Türkiye’de 2022 verilerine göre genel devlet harcamalarının GSYH içindeki payı %30,6’dır. Yaklaşık %40’lara varan bu milli gelir payını savurgan yönettiğinizde enflasyon, işsizlik ve gelir dağılımı adaletsizliği kaçınılmaz birer kronik hastalık haline gelir. Kamuda tasarruf sadece genelgeler yayınlamakla olmaz; insan müdahalesini en aza indiren dijital, otonom ve akıllı otokontrol sistemleriyle olur.
Aslında diğer üniversitelere göre en genç ve en butik olan üniversitemizdeki bu durum diğer asırlık ve ölçeği büyük üniversiteler ile mukayese edildiğinde ne denli büyük bir kaynak israfı ile karşı karşıya olduğumuz çok daha net görülebilecektir.
Kaldı ki bu sorun sadece üniversitelerde olmaktan öteye tüm yerel yönetimleri iktisadi teşebbüsleri ve hatta bakanlıklar boyutu açısından değerlendirildiğinde olayın vehameti daha açık olarak anlaşılmış olur.
- BartınStar: BİS-ALYS’nin kuruluşundan bugüne kadar geçen süreçte sizi en çok etkileyen, kişisel gözlemlerinize yansıyan en somut unsur ne oldu?
Prof. Dr. Said CEYHAN: Beni hem bir bütçeci hem de bir maliyeci olarak en çok etkileyen ve gururlandıran unsur, sistemin “atıl varlıkları aktifleştirme” gücü oldu. Sisteme entegre ettiğimiz yapay zekâ ve optimizasyon algoritmaları sayesinde, üniversite depolarında atıl vaziyette duran, teknolojik ömrünü tamamlamak üzere olan 600 adet bilgisayarı tespit ettik. Dışarıdan yeni bilgisayar almak yerine, ambalajında hiç kullanılmayanlar ile birlikte daha önce kullanılmış ve depoya atılan atıl bilgisayarları, çok küçük maliyetlerle bu cihazlara SSD ve RAM güncellemeleri yaptık. Sonuç ne oldu biliyor musunuz? Bilgisayarların performansı tam %600 oranında arttı ve daha önce yılda zaman zaman 200-300 bilgisayar aldığımız halde şikayetten geçilmeyen kurumumuzda tam 4 yıl boyunca yeni bir bilgisayar alımı yapmadan lojistik ihtiyacını karşıladık.
İşte bu, verinin gücüdür. Manuel sistemde aylarca süren bürokratik malzeme talepleri, BİS-ALYS’nin sanal deposunda maksimum 5 dakika içinde taranıyor ve birimler arası otonom teslimat en geç 5 iş günü içinde tamamlanıyor. Şeffaflığı ve hızı gören personelimizin genel memnuniyet oranının %79,78 çıkması da doğru yolda olduğumuzun en büyük kanıtıdır.
- BartınStar: Projeniz ulusal ve uluslararası arenada çok ciddi ödüller topladı. Bu ödüllü çalışmayla ilgili geleceğe yönelik hedefleriniz nelerdir?
Prof. Dr. Said CEYHAN: BİS-ALYS, başarısı tescillenmiş bir sistemdir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 8. Verimlilik Proje Ödülleri’nde Kamu Kategorisi Türkiye İkinciliği, KalDer (Türkiye Kalite Derneği) tarafından “Kamu Sektöründe En İyi İlham Verici Proje” ödülü ve Uluslararası Proje Pazarı’nda Üçüncülük ödülü aldık. En önemlisi, bu sistemin katkısıyla Bartın Üniversitesi, Times Higher Education (THE) Etki Sıralaması’nda “Bilinçli Üretim ve Tüketim” kategorisinde dünyada ilk 101+ bandına yerleşti, Türkiye’de ise 2. oldu. Kültür Bakanlığı’ndan yazılımın telif hakkını aldık, Türk Patent Kurumu’nda ise faydalı model tescil sürecimiz devam ediyor.
PROJEMİZ TÜM ÜNİVERSİTELERE TAVSİYE EDİLDİ
Projenin daha başlangıç aşaması olan 2019 yılında, bugün 5 dış ve 12 iç modülü olan yapısının çok çok gerisinde iken bile, YÖKAK akreditasyon Takımı’nın Üniversitemiz’de yaptığı değerlendirmenin raporunda ALYS nin “İyi Uygulama Örneği” olarak tüm üniversitelerde uygulanması gerektiği ifade edilmiştir.
2025 yılında Maliye Bakanlığı’nın KTÜ’de düzenlediği akademik çalışmada “BİS-ALYS” tüketim modülü tüm Maliye Bakanlığı birimlerinde “İyi Uygulama Örneği” olarak raporlanmıştır.
BİS-ALYS SİSTEMİNİN TEMEL BAZI GÖSTERGELERİ (2024 Yılı verileri ile)

Geleceğe dair en büyük hedefimiz; T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile YÖK/YÖKAK tarafından zaten “İyi Uygulama Örneği” ve “Tasarruf Referansı” olarak gösterilen bu yerli ve milli yazılım modelini, Türkiye’deki tüm kamu üniversitelerine ve bakanlıklara entegre etmektir. Bu sayede ulusal düzeyde bir kamuda tasarruf standardı inşa edebiliriz.
Onun da ötesinde, ödüllerimiz birer gurur madalyasıdır, hedefimiz BİS-ALYS’yi ulusal bir standart haline getirmek ve hatta bütün dost ve kardeş ülkelere ihraç edip insanlığın hizmetine sunmak.
Halk diliyle BİS-ALYS; israf musluğunu kapatıp parayı halkın hizmetinde kullanmaya aktarmaktır.
- BartınStar: Projeniz çok katmanlı teknik ve algoritmik bilgiler içeriyor. Bunu sokaktaki vatandaşın diliyle anlatacak olursak, kamuya ve halkın cebine katkısını nasıl tarif edersiniz?
Prof. Dr. Said CEYHAN: Çok basit anlatalım: Devletimizin bütçesi, vatandaşımızın ödediği vergilerden oluşur. Biz BİS-ALYS ile tıpkı bir evde olduğu gibi kamudaki o gereksiz harcama musluklarını tamamen otonom bir akıllı vanayla kapatıyoruz. Geliştirdiğimiz “Standardizasyon Modeli” ile her personelin unvanına göre demirbaş limitini belirledik; keyfiliği, adam kayırmayı ortadan kaldırdık.
Dahası, her yıl ocak-şubat aylarında tüm birimlerin sarf malzemelerini (temizlik, kırtasiye vb.) öğrenci sayısı, personel sayısı ve binanın metrekare büyüklüğü gibi parametreleri bilgisayara hesaplatarak adilce, tek seferde dağıtıyoruz. Eskisi gibi her hafta “bize şu lazım” diye araç çıkarma, akaryakıt yakma, şoför ve iş gücü israf etme dönemini bitirdik. Buradan artırdığımız milyonlarca liralık kaynağı ise üniversitemizin laboratuvarlarına, Ar-Ge projelerine, inovasyona ve öğrencilerimizin nitelikli eğitimine aktarıyoruz. Yani vatandaşın vergisi, yine vatandaşa katma değerli hizmet olarak geri dönüyor.
BARÜ’NÜN AĞABEYİ OLARAK GENÇ AKADEMİSYERLERE TAVSİYEM: TEORİDE KALMAYIN, SAHAYA İNİN
- BartınStar: Türkiye’nin en dinamik ve genç üniversitelerinden biri olan BARÜ’de bir “ağabey”, duayen bir hoca olarak genç akademisyenlerimize neler tavsiye edersiniz?
Prof. Dr. Said CEYHAN: Genç meslektaşlarıma her zaman söylediğim bir şey var: Sadece kütüphanelere sıkışmış, sadece fildişi kulelerde yazılmış, topluma dokunmayan teori eksik kalır. İktisat da maliye de hayatın tam içindedir. Yazdığınız makaleler, hazırladığınız projeler mutlaka mikro ya da makro ölçekte bir toplumsal yarar (maslahat) üretmelidir. Biz BİS-ALYS’yi yaparken devlete 1 kuruş ek maliyet yüklemedik, ekibimiz gece gündüz tamamen kurumsal aidiyet bilinciyle çalıştı.
Gençlerin dijitalleşmeyi, yapay zekâyı ve büyük veri analitiğini çok iyi öğrenmesi gerekiyor. Ancak teknolojiyi entegre ederken kök değerlerimizden, ahlaki ve vicdani sorumluluk bilincinden asla kopmamalılar. Unutmasınlar ki; en mükemmel sistemi de kursanız, onu yürütecek olan insan unsurunun ahlakı ve adalet duygusudur. Sahaya insinler, kurumsal sorunları bizzat gözlemlesinler ve çözüm üretsinler.
BARTIN’IN KEŞFEDİLMEMİŞ ÇOK ZENGİN KAYNAKLARI VAR
- BartınStar: Hocam, geçmişte de Bartın’ın iktisadi ve sosyal potansiyeline, kalkınma dinamiklerine yönelik çok kapsamlı bilimsel çalışmalarınız oldu. Bartın bu projelere ne kadar sahip çıktı ve yeni dönemde kent için yeni çalışmalarınız olacak mı?
Prof. Dr. Said CEYHAN: Bartın, Batı Karadeniz’in çok özel ve gelişim potansiyeli yüksek bir incisidir. Bartın ilimizin bugün hala keşfedilmemiş olan çok zengin kaynak ve potansiyeli bulunmaktadır. 2009 Yılından bu yana kendimi Bartın Üniversitesi ve Bartın hatta bölgeye adamış bir akademisyen ve bürokrat olarak bunu çok net olarak görüyorum. Bu nedenle kalan ömür sürem içinde bu kaynakları efektif olarak ilimize bölgeye ve güzel ülkemize kazandıracak yol yöntem ve projeleri geliştirmek üzere fahri olarak çalışmaya devam ediyorum.
Biz üniversite olarak sayın Rektörlerimiz başta olmak üzere kentin sanayisinden tarımına, lojistik imkanlarından göç yapısına kadar her alanda bilimsel hafızayı oluşturduk ve yerel yönetimlerle, kalkınma ajanslarıyla her zaman dirsek temasında olduk. Bartın Üniversitesi zaten “Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması” projesi kapsamında akıllı uzmanlaşma sağlayan bir kurum. Kentimiz de bu akademik çıktılara her geçen gün daha çok sahip çıkıyor, veriye dayalı politikalara entegre oluyor.
Bu kapsamda bizzat kendimin ya yürütücü veya araştırmacı olarak katıldığım Batı Karadeniz Bölgesi Gemi İnşaa ve Entegre Sanayii Sektör Analizi ve iki adet çalıştayını, 1. Bartın Sektörel Kalkınma Sempozyumunu, Bartin İli Engelli Tespit ve Analizi Projesi vs. gibi birçok projeyi gerçekleştirdik.
BARTIN’IN İKTİSADİ HAFIZASINI OLUŞTURDUK
Amacımız kesinlikle kişisel herhangi bir ekonomik çıkar veya prestij sağlamak değil bilakis ülkemize, bölgemize ve Bartın ilimiz ile insanlığa değer katmaktır.
Sorunuzun ikinci kısmına gelirsek; durmak bize yakışmaz. Şu an üzerinde yoğunlaştığımız ve Bartın başta olmak üzere tüm TR 81 bölgesinin (Zonguldak, Karabük, Bartın) sosyo-ekonomik geleceğini şekillendirecek çok önemli bir vizyon projenin arifesindeyiz. Yakın zamanda detaylarını paylaşacağımız, bölgenin sürdürülebilir kalkınma hamlelerine yön verecek yepyeni akademik ve makro-iktisadi projelerle kentin ve halkımızın hizmetinde olmaya devam edeceğiz. Nitekim 19-21 Kasımda Bartın Üniversitemizde yapacağımız “1. Sürdürülebilir Bölgesel Kalkınma Sempozyumu”nun Bartın ilimiz Başta olmak üzere Batı Karadeniz Bölgesine çok önemli katma değer üreteceği ümidini taşıyorum.

KAMU KAYNAKLARINI KORUMA AHLAKI, BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR
- BartınStar: Hocam, hazırladığınız BİS-ALYS proje başvuru dosyasının sonuç bölümünde teknik bir başarıdan ziyade, insan kaynağındaki “vicdani sorumluluk” ve “zihniyet dönüşümüne” vurgu yapıyorsunuz. Hatta Japonya eğitim modelini örnek gösteriyorsunuz. Sorumluluk bilincinin kurumsallaşması konusundaki bu vizyonunuzu biraz açar mısınız?
Prof. Dr. Said CEYHAN: Bu noktaya değinmeniz çok kıymetli. Çünkü kamu maliyesindeki verimsizliğin ve israfın temel nedenini sadece bireysel yetersizliklerde aramak büyük bir yanılgıdır; asıl sorun kurumsal ve toplumsal yapıdaki zihniyet aksaklıklarıdır. İstediğiniz kadar otonom yazılım yapın, eğer o yazılımı kullanan kamu personelinde “devletin malı milletin malıdır” bilinci ve vicdani otokontrol yoksa, sistem bir yerde tıkanır.
İşte bu yüzden Japonya örneğini çok önemsiyorum. Japonya, kök değerlerine ve evrensel ahlak ilkelerine dayalı sorumluluk bilincini çocuklarına daha ilköğretim müfredatından itibaren bir yaşam biçimi olarak aşılıyor. Bizim de kendi tarihi şahsiyetlerimizi, milli ve manevi özgüvenimizi yeni kuşaklara aktaracak köklü bir eğitim reformuna ihtiyacımız var. Kamu kaynaklarını koruma ahlakı ilkokul sıralarında başlamalıdır. Bu vizyonu artık sadece bir eğitim ya da ekonomi politikası değil, Türkiye’nin geleceği için bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak değerlendiriyorum. BİS-ALYS bu zihniyet dönüşümünün dijital ayağıdır; ruhunu ise bu vatan sevgisi ve sorumluluk bilinci oluşturmaktadır.
- BartınStar: Bartın üniversitesinde geliştirdiğiniz projeler ile aldığımız bir çok ulusal ve uluslararası ödüllerin alınmasında katkı ve desteği olan yönetici ve takım arkadaşlarınız hakkında ne ifade etmek istersiniz?
Prof. Dr. Said CEYHAN: Bartın Üniversitesi çatısı altında hayata geçirdiğimiz ve hem ulusal hem de uluslararası düzeyde birçok ödüle layık görülen projelerimiz, güçlü bir vizyonun ve ortak bir emeğin ürünüdür. Bu başarı yolculuğunda bizlere olan inançları ve rehberlikleri için; Üniversitemizin temelini atarak bu vizyonun doğmasını sağlayan kurucu Rektörümüz Prof. Dr. Sayın Ramazan Kaplan’a, başta BİS-ALYS projesi olmak üzere projelerimizin hayata geçmesine ve uygulanmasına olanak tanıyan Prof. Dr. Sayın Orhan Uzun’a ve projelerimizin fikri mülkiyet süreçlerinden sahada uygulanmasına kadar her aşamada eşsiz desteğini esirgemeyen Rektörümüz Prof. Dr. Sayın Ahmet Akkaya’ya şükranlarımı sunmayı bir borç bilirim.
Aynı zamanda, bu projelerin her bir fikri boyuttan uygulamaya geçişinde özveriyle çalışan, emeğini ve zamanını ortaya koyan tüm çalışma arkadaşlarıma ve proje ekibimize yürekten teşekkür eder, hepsine en derin saygı ve şükranlarımı sunarım.
xxx
PROF. DR. SAİD CEYHAN KİMDİR?
1957 yılında doğan Prof. Dr. Said Ceyhan, 69 yıllık ömrünün 48 yılını kamu maliyesi, ekonomi, eğitim ve akademiye adamış bir iktisatçıdır. İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (İSMMMO) üyesi ve sertifikalı bir mali müşavir olan Ceyhan, teorik finansal bilgisini kamu yönetimi pratikleriyle birleştiren nadir akademisyenlerdendir.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye Bölümünden 1977 yılında mezun olduktan sonra Teğmen rütbesiyle Kara Harp Okulu öğretim elemanı olarak atandıktan sonra uzun yıllar Milli Savunma Bakanlığı KOMP. D. Başk. Bütçe Proje subayı olarak çalıştı.
Bu süreçte Bakanlık’ta devlet bütçesinin hazırlanması, onaylanması, uygulanması ve denetlenmesi aşamalarında efektif olarak görev aldı. Bu süreçte 3 yıl boyunca ülkemizin bugün medarı iftiharı savunma sektörü şirketleri ASELSAN, HAVELSAN, TUSAŞ ve iştiraklerinin finans kaynağı olan Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’nın Mütevelli Heyeti adına denetçilik görevini filen ifa etti.
Kıbrıs ve Şark görevini müteakip KKK’ndaki Şube Müdürlüğü görevlerine atandıktan sonra kendi isteği ile Yarbay rütbesi ve Dr. unvanı ile 1998 yılında emekli olduktan sonra üniversitelerde akademik ve idari görevlerini sürdürdü.
2009 yılında kurucu İktisat Bölüm Başkanlığı görevi ile birlikte, bir süre dekan yardımcılığı, 2015 yılından sonra Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü, 2018-2023 yılları arasında Bartın Üniversitesi Genel Sekreterlik görevinden kendi isteği ile ayrılarak akademik görevine aktif olarak devam etmektedir.
Halen sözleşmeli öğretim üyesi statüsünde Bartın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) İktisat Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. Ceyhan, aynı zamanda üniversitenin dijital dönüşüm süreçlerine liderlik ederek BİS-ALYS Şube Müdürlüğü’nün kurulmasını sağlamış ve projenin buluşçusu ve yürütücüsü olmuştur.
Akademik çalışmalarının yanı sıra kentin ekonomik sektörel gelişmesine ilişkin akademik çalışmalarına devam etmektedir. Bartın’ın tarımsal kalkınmasına organik aronia ve bağcılık faaliyetlerine de efektif olarak destek veren Prof. Dr. Ceyhan, evli ve üç çocuk babasıdır.
