Seçim zamanları yerel basın için en hareketli zamandır. O güne kadar ofisinizin yolunu bilmeyen isimler sırayla masanıza gelir.
İşte o işi düştüğünde sıraya giren isimlere bir çift lafım olacak.
Yarışa girdiğiniz ana kadar görmezden geldiğiniz, burun kıvırdığınız gazeteler, gazeteciler, internet siteleri, yerel televizyonlar da size burun kıvırıyor.
Elbette parayla bir takım olanakları artırabilirsiniz.
Lakin görmezden geldiğiniz basın kuruluşlarının gönüllü desteğini kazanan, “kimdir bu adam” diye merak ettiğiniz, küçümsediğiniz isimler fırtınalar estirdiğinde şaşırmayın.
Seçim bittikten sonra da gidin, bir gazeteye abone olun, bir internet sitesine reklam verin.
Ki yola düştüğünüzde yüzünüz olsun.
*****************************************
Bartın’ın en iyi muhabiri Cemal Akın

Hiç durmuyor. Sabahtan başlayıp gece yarılarına kadar sokak sokak, ev ev, köy köy geziyor.
Kimi zaman kahvede insanlarla bir araya geliyor, kimi zaman sahilde, kimi zaman stadda, orman köyünde, açılışta, camide, parkta, bir fabrikada…
Ziyaretler, temaslar, denetlemeler, nikahlar, cenazeler…
Doğumgünleri, mezuniyet törenlerini bile kaçırmıyor.
Çocukla çocuk, büyükle büyük oluyor.
Sosyal medyayı iyi kullanıyor. Tüm temaslarını fotoğraflayıp paylaşıyor.
Fotoğrafçıları kaliteli. Hiçbir detayı kaçırmıyor. Bakıyorum gazetelere, haber sitelerine; habercilerden çok onun fotoğrafları kullanılıyor.
Bir olayda, etkinlikte bizim haberciler bile onların fotoğraflarını kopyalıyor. Örneğin Bartınspor, Bağlum maçıyla yıkılmış. Son düdükle sahaya yığılıp kalan futbolcular oldu, koşarak sahayı terk edenler… Bir kare çeken yok.
Ya da maçtan bir ikili enstantane, ikili bir mücadele. Sanki orada maç yok, varsa yoksa protokol resimleri.
Bir fotoğrafa ulaşmak istesek, yine Cemal Akın’ın paylaşımlarına gidiyor eller.
Ve tabi bir de Yılmaz Tunç. En iyi muhabir konusunda birbiriyle yarışırlar.
***********************************************
Böylesine iştahlı çalışan aday adaylarına yazık olacak

Enerjileri yüksek, yaşları genç… Tamam, siyasetin alengirli yollarını henüz bilmiyorlar ama coşkularını sahaya yansıtıyorlar. Az zamanda ilçe belde, köy kasaba demeden…
Adam adama markaj uyguluyorlar.
Ben AK Parti teşkilatının başında olsam, aday adaylarının çok daha uzun süre sahada kalması için süreci uzatırdım.
Murat Yıldırım’ın estirdiği fırtınayı…
Emin Özkan, Aydın Ulukaya, Yasemin Dora Kurtkaya’nın köy köy, belde belde hatta ev ev nasıl dolaştıktıklarını görüyorsunuz değil mi?
İyi niyetlerinden bir nebze kuşkum yok lakin siyasetin derin dehlizlerinden habersizler. Ne yazık ki çoğu arzu ettikleri sonuca ulaşamayacaklar.
Ama sonuçlar açıklandığında hayal kırıklığına uğramayın, küsmeyin. Bu insanların sizin gibi gönüllü elçilere, siyaseti sadece insan için yapan genç beyinlere ihtiyacı var.
Sokakla irtibatınızı kesmeyin. Bu süreçler hepinize önemli şeyler öğretecek, katkı verecek.
Medeni cesaretinizi kaybetmeyin. Elbet bir gün hak ettiğiniz yere ulaşacaksınız.
Gönüller yapmaya devam edin.
Zira girdiğiniz tek bir gönül, “milletvekili” etiketinden kat be kat daha yücedir.
Kardeş tavsiyesi olarak lütfen kabul edin.
