Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, okullarda yaşanan şiddet olayları yalnızca güvenlik tedbirleriyle çözülemeyeceğini belirterek önemli tespitlerde bulundu: Bu olaylar aidiyetini, sevgisini ve rol modelini kaybetmiş bir neslin çığlığıdır. Toplumsal iyileşme öğretmenin yeniden değer kazanmasıyla mümkün.
BARTINSTAR/EĞİTİM
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, okullarda yaşanan şiddet olaylarını değerlendirdi. Prof. Akkaya, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarına ilişkin velilere uyarılarda bulundu:
- Derin kopuş: Evlerde çocuklarla ebeveynler arasında derin bir kopuş yaşanıyor. Çocuklarımız fiziksel olarak aynı çatı altında bizimle birlikte yaşıyor ancak zihinsel olarak sınırları belirsiz dijital bir dünyanın içindeler.
Çatışma yaşanıyor: Geleneksel ebeveynlik ile küresel dijital kültür arasında ciddi bir çatışma yaşanıyor. Sosyal medya platformlarında, özellikle denetimsiz gruplarda şiddet özendiriliyor.
- Karanlık şöhret: Kriminolojide ‘kopyalama etkisi’ olarak bilinen durum gençler üzerinde olumsuz sonuçlar doğuruyor. Saldırganların isimlerinin ve görüntülerinin paylaşılması, onlara arzuladıkları karanlık şöhreti kazandırmaktadır.
Ebeveynlerin görevi: Şiddet isimsizleştirilerek kınanmalıdır. Ebeveynler çocuklarının sadece fiziksel ihtiyaçlarını değil, dijital dünyada maruz kaldıkları içerikleri de takip etmelidir.
- Rol model kayboldu: Okullarda yaşanan şiddet olayları yalnızca güvenlik tedbirleriyle çözülemez. Bu olaylar aidiyetini, sevgisini ve rol modelini kaybetmiş bir neslin çığlığıdır.
ÖĞRETMENLERİN TOPLUMDAKİ KONUMU ZAYIFLADI
Öğretmenlerin toplumdaki konumu zayıfladı. Toplumsal iyileşme öğretmenin yeniden değer kazanmasıyla mümkün. Çocuklarımızın hayatındaki gerçek kahraman yeniden öğretmen olmalıdır.
- Dayanışma kültürü: Bu değeri yeniden inşa etmek zorundayız. Geçmişteki dayanışma kültürünün yerini bireyselleşme ve rekabet aldı. Eğitim bir hizmet sektörü değil, bir gönül seferberliğidir. Öğretmenin itibarı yeniden güçlendirilmelidir.
Çocuğun yalnızlığı: Okullarda alınan fiziksel güvenlik önlemleri tek başına yeterli olmaz. Metal dedektörleri silahı engelleyebilir ancak bir çocuğun yaşadığı yalnızlığı tespit edemez.
- Güçlü bağ kayboldu: Asıl ihtiyaç, öğretmen ile öğrenci arasındaki güçlü bağdır. Üniversiteler gençler için güvenli alanlar olması gerekir. Kampüslerde akademik danışmanlığın hayat mentörlüğüne dönüştürülmesi gerek.
Psikolojik danışmanlık: Öğrenciler sosyal, kültürel ve bilimsel faaliyetlere yönlendirilmeli, psikolojik danışmanlık birimlerinin daha etkin hale getirilmesi gerekir.”
(DHA)
